SAKLI CENNET KEMALİYE / ERZİNCAN


Kemaliye’nin BM ödüllü spor ve kültür şenliği ..
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nca geçen yıl gençlik alanında en iyi proje ödülüne layık görülen Kemaliye Uluslararası Doğa Sporları Şenliği, her yıl 21 Haziran’da başlıyor. Türkiye’nin alanındaki en büyük etkinliği olan şenlik, beşinci yılında, 30 yıllık kültür şenliğiyle birleştirildi. Bir hafta boyunca binlerce sporcu, tarihi şehrin dağlarında, akarsularında, baraj göllerinde, gökyüzünde doğayla kucaklaşmanın keyfini çıkarıp, gündüzleri spor aktiviteleri, sergiler, sanat atölyesi çalışmaları düzenleniyor.. Gece ise yerli, yabancı gruplar, konserler, halk dansı gösterileri yapılıyor...
Şair Enver Gökçe’nin, Ahmet Kutsi Tecer’in memleketi Kemaliye (Eğin), dağlar arasına sıkışmış vadiler manzumesi şirin bir ilçe. Erzincan merkezinin güney batısında. İstanbul ya da Ankara’dan bir saatlik uçuşunun ardından Malatya-Elazığ-Erzincan ya da Sivas üzerinden Kemaliye’ye ulaşılabiliyor.
Kemaliye’nin tarıma elverişli arazi yok denecek kadar az. Meraların yetersizliği nedeniyle hayvancılık gelişmemiş. Sanayisi yok. Yoksunlukları yaşayan ilçenin öne çıkan çok özel bir yanı var: Tarihi dokusu ve bozulmamış coğrafyası. Karanlık Kanyon bir doğa harikası. Coğrafi güzelliklerin yanı sıra şehrin özgün mimarisi ve köklü kültürü önemli turizm potansiyeli oluşturuyor. Zaten dünyada kültürü, doğası ve insani değerleriyle iyi korunmuş özgün kentlerin bu dokularının gelecek kuşaklara aktarımını amaçlayan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) bu kriterleri gözeterek vermiş Kemaliye’ye ödülünü. Beş yıl önce Kemaliye Doğa Sporları Şenliği başlayana kadar büyük bir umutsuzluğun hakim olduğu, hızla göç veren şehir, Kemaliye Kalkınma Vakfı’nın (KEMAV) kuruluşu ve aktiviteleriyle yeniden canlanmış. Turizme yönelik yeni lokantalar, pansiyon ve turizm şirketleri açılmış şehirde, mevcutlar gözden geçirilip yenilenmiş. 
Doğa sporları konusunda Ankara’nın doğusunda hiç bir beldede bulunmayan malzeme, donanım, alt yapıya sahip kamp yerleri tesis edilmiş, eğitimler verilmiş, AB fonlarından kaynak sağlanmış. Kemaliye Haziranda ki uluslarası şenlik öncesinde sadece yerli değil, yabancı turistlerin de akın ettiği bir ilçe oluyor. Bu hareketlilik esnafın da yüzünü güldürüyor. Ergan Dağı kayak tesislerinin işletmeye açılmasıyla bu hareketliliğin kış aylarına da yayılacağı hesaplanıyor.
TİBET’TEN KARDEŞ GELDİ
UNDP Türkiye temsilcisi Mahmoud Ayyub, Kemaliye’nin kültürel özgünlüğünün tanınması ve diğer dünya tarihi kentleriyle işbirliğinin geliştirilmesi için KEMAV Başkanı Hasan Basri Aktan’la ortak girişimde bulunmuş. Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki Tibet otonom bölgesinin Shangri La kentini kardeş şehir ilan etmiş. Her iki kentin geçmişi çok eski yıllara dayanıyor, coğrafyaları, kültürel yapıları ve özgün mimarileri benzer özellikler gösteriyor. Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Hanedar, Kaymakam Yasin Özcan ve meclis üylerinden oluşan bir heyet geçen ay Shangri La’ya giderek kardeş kent anlaşmasına imza atmışlar
ÇEKÜL Vakfı’nın UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine aday gösterdiği Kemaliye doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi evleriyle ünlü. Kadıgölü’nün coşkun sularının hayat verdiği, bahçeler ve bostanlar arasındaki tarihi evleri, sokak aralarından, altlarından geçen su harkları, değirmenleri, taş merdivenleri, tarihi camileri görülmeye değer. İpek Yolu kervanlarının geçtiği Zincirli Kaya ve diğer yüksek dağ geçitleri, pınarları ve tüm Kemaliye vadisine hakim manzarasıyla Kırkgöz fotoğrafçılar için ideal noktalar. Sarp yamaçlarında dağ keçileri, vaşakların gözlenebildiği Karanlık Kanyon, yaban hayatını gözlemlemeyi sevenlerin tercihi.
Yeşil Bir Dünya Kenti
Osmanlı, dönemindeki adıyla Eğin; çağlar boyunca Anadolu topraklarına egemen olmak için savaşan devletler arasında doğal sınır oluşturan Fırat Nehri'nin yukarı bölümünde, Karasu Kolu kıyısında konumlanmış bir küçük ilçedir.
Erzincan'a bağlı Kemaliye ilçesi, 1970'lerde ünlü Safranbolu evleriyle birlikte gündeme gelmiş, ancak o kadar tanınma fırsatı bulamamış. Bunun en önemli nedeni, Kemaliye'nin hem yolunun olmaması, hem uzaklığı. Ancak Kemaliye evleri, yine bu nedenlerle kendini çok iyi korudu; hepsi de mimari açıdan eşsiz bir değere sahip. ÇEKÜL tarafından '7 Bölge 7 Kent' projesinde Doğu Anadolu'yu temsil eden Kemaliye'nin hak ettiği üne kavuşması için yapılan çalışmalar hız kazandı.
Yazılı kaynaklara göre Kemaliye'nin tarihi 11. yüzyıla kadar uzanıyor..
Bölgenin tarıma elverişsiz arazi yapısı ve ana ticaret aksına uzak konumu, Kemaliye halkının sosyo-ekonomik ve kültürel yazgısı üzerinde önemli rol oynamış. İlk olarak Çelebi Sultan Mehmet zamanında Osmanlı egemenliğine giren Eğin özellikle Yavuz Sultan Selim zamanında çok önemsenmiştir. Yavuz Sultan Selim, sosyal ve kültürel önlemler almış, Kafkasya'dan gelen aileleri Eğin'e yerleştirerek, geçimlerini sağlamaları için İstanbul'da et satışını yönetmek üzere bir ferman vermiştir. Fermanda "Eğin ve 19 pare köyüne..." deyimi bulunmaktadır. Daha sonraları IV. Murad döneminde odun ve kömür kethüdalığı da Eğin'e verilmiştir. Eğinliler’in büyük şehirlerde genellikle kasap ve kömürcü olmalarının temelinde bu konunun önemli bir yeri vardır. Eğin, XIX. yüzyılın ilk yarısında Harput'a ve 1878'de Mamuret-ül-Aziz (Elazığ) vilayetine bağlanmıştır. Daha sonra Malatya'ya bağlanan Eğin'in adı 1922 yılında TBMM icra vekilleri tarafından Kemaliye olarak değiştirilmiş, 11 Mayıs 1938'de ise Erzincan'a bağlanmıştır.
Kemaliye XIX. yüzyıl sonlarındaki mimari dokusunu günümüze aktarabilmiş az sayıdaki yerleşimlerden biridir. Eğimli vadinin setlendirilmesi ile oluşan yerleşim dokusu, nehirden itibaren bağ ve bahçelerle yükselmeye başlar; çarşı, cami, kilise, kamu binaları, eğitim yapıları ve evlerden oluşan çevre ile devam eder; vadinin bir duvar gibi dikleştiği çizgide yapılanma ve yeşil doku son bulur. Yerleşim bugün özellikle geleneksel konut dokusu ile kimlik kazanıyor.
Eğin evlerinde tüm oturma mekanları manzaraya, yani Fırat'a bakar.

Eğimli arazide set set oluşmuş yapılanma, evlerin birbirlerinin manzarasını kapatmasını önler. 
Bu manzaraya bakan doğu yönünde, evin diğer cephelerine oranla çok sayıda pencere, vitraylı tepe pencereleri, her katta daha ileriye taşan cumbalar yer alır.
Ayrıca, oturma mekanları arasındaki hiyerarşiyi bile bu cephedeki çıkma düzeniyle kavramak olasıdır. Yaz boyunca oturulan ortak mekan “Divanhane”, cephede dışarıya en fazla çıkma yapar, bunu selamlık ve odalar izler. Aynı cephede simetrik biçimlenme de dikkati çeker. Düşey, prizmatik, masif kütlenin yapım sisteminde taş ve ahşap malzeme kullanılmıştır.
Dut, ceviz, çınar, kavak ağaçlarının oluşturduğu yoğun yeşil doku içinde yer alan bu evler, doğal çevre ile mimari arasındaki uyumun en güzel örneklerini sergiliyor. Araziyi ekonomik kullanma, sert kara iklimi gibi etkenler kübik, masif yapı biçimini; yatayda yayılan tek katlı plan yerine, düşeyde yükselen üç, dört hatta beş katlı plan düzenini zorunlu kılmıştır. Eğimli araziye yaslanan evlerde, her kat kendi seviyesinde sokak veya bahçeye açılarak -üst üste olmasına karşın- dış çevre ile doğrudan ilişki kurabilir
Eğin evlerinde dikkate değer bir cephe elemanı da kapılar ve kapı tokmaklarıdır. Bu dövme demir tokmaklarda iki eleman bulunur: Birincisi, erkeklerin kullanımı içindir ve vurulduğunda kalın ve tok ses verir, ince ses vereni ise kadınlar kullanır.
Anadolu'nun farklı geleneksel konut bölgelerinin kesişimindeki konumuyla Eğin Evleri, mimarisinde yerel kültürel öğeleri barındıran; ancak plan örgütlenmesi, kütle düzeni ve yapısal özellikleri ile Osmanlı Dönemi'nin geliştirdiği kentsel konut geleneğinin özgün örnekleri arasında yer alır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : SAKLI CENNET KEMALİYE , ERZİNCAN, Eğin, BM ödüllü, Kemaliye Uluslararası Doğa Sporları Şenliği, Şair Enver Gökçe’n








Economic Research Institute tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları, daha 2008 yılının Mart ayında 36 bin 720 olan İngiltere’deki bir yıllık yaşam maliyetinin üç ay içinde 2 bin 160 sterlinlik artış gösterdiğine dikkat çekti.
